11 Şubat 1998 Çarşamba

Sınır ticareti

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 3. Yasama yılı 53. Birleşimi (11 Şubat 1998)

MUZAFFER ARIKAN (Mardin) – Sayın Başkanım, bu imkânı verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, elli gündür, 450'ye yakın Türk tankeri ile 200'e yakın Suriye plakalı mazot yüklü tanker, Şanlıurfa'nın Akçakale, Kilis'in Öncüpınar ile Cilvegözü Hudut Kapılarından Suriye'ye çıkış yapmış, mazot yüklü bir şekilde yeniden Türkiye'ye dönmek için Kamışlı yakınlarında beklemektedirler.

Sınır ticareti kapsamında Nusaybin Hudut Kapısında yapılan petrol ürünleri ithalatı, Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi, petrol dağıtım şirketleri ve Maliye Bakanlığı açısından çok önemli problemlere yol açtığı için, üretim ve dağıtım planı yapılmasını imkânsız hale getirdiği gerekçesiyle, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünce 2.12.1997 tarihinde durdurulmuştur. Daha sonra, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığınca, bu süre, 17.12.1997 tarihine kadar uzatılmış; fakat, yine, problemler çözümlenmediği için, Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünce 31.12.1997'de, bir gün süreyle, geçişlere imkân sağlanmıştır. Bu süre içerisinde, birkısım tanker, yüklü olarak sınırlarımıza girebilmiştir. Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün sağladığı bir günlük eksüreden, tahminen, kırkiki gün geçmiş olmasına rağmen, nakliyecilerin iddialarına göre, tankerler, dolu bir şekilde, elli gündür, sınır kapısında bekletilmektedir. Bir günlük süre uzatımıyla, kuyrukta bekleyen tankerlerin çok önemli bir kısmının ülkemize geçiş yapamadığı aşikârdır.

Değerli milletvekilleri, şu anda, yaklaşık 650'ye yakın araç şoförü, Suriye'den satın aldıkları mazotu, sınır ticareti süresinin sona ermesi nedeniyle Türkiye'ye geçiremeyip, umutla, araçlarının girişine izin verilmesini beklemektedirler. Sınırda bekleyen bu kişiler son derece mağdur durumdadır. Bazı kesimler tarafından, menfaat karşılığında yurda girişlerinin sağlanacağı söylenerek, bu insanlar kandırılmaya çalışılmaktadır. Bu tür girişimlerde bulunanlara kesinlikle inanmamaları gerektiğini, hatta, bu davranışlarda bulunanları resmî makamlara şikâyet etmelerini öneriyorum.

Kötü hava şartları nedeniyle, çoğunluğunun hasta olduğu ve hastanelere kaldırıldığı, kendilerini Suriye'de güvencede hissetmedikleri, ayrıca kötü muamelerle karşı karşıya oldukları, gerek gelen telefonlarla gerekse medya yayınlarıyla öğrenilmektedir.

Sınır ticareti, bu bölgede yaşayan halkımızın umut ve ekmek kapısıdır. Menfi yönde oluşabilecek gelişmelerin tedbirlerini almadan, zaman zaman, sınır ticaretine izin verilmesinin, faydadan çok zarar getirdiği inancındayım; çünkü, birçok insan, bu süre içerisinde, yatırımlarını bu yöne kaydırmakta; tanker ve kamyon alarak geçimlerini bu şekilde sağlamaktadır. Geçen kısa süreler içerisinde sınır ticaretinin yasaklanması, bu işle uğraşanları ciddî zararlara uğrattığı gibi, bizleri de sıkıntıya sokmaktadır.

Burada bize düşen görev, sınır ticaretiyle uğraşanlara son bir şans daha tanıyarak, şu anda Kamışlı kapısında bekleyen 650'ye yakın tankerin giriş yapmasını sağlamak ve böyle bir sorunla bir daha karşı karşıya gelmemek için kalıcı çözümler üretmektir.

Sınır ticaretiyle ilgili mevzuatın, bu çerçevede, yeniden düzenlenmesini ve kalıcı tedbirlerin alınarak, bu bölgede yaşayan insanların daha sağlıklı bir ticarî ilişki içine girmelerinin sağlanması gerekmektedir.

Konuşmanın tamamı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 3. Yasama yılı 53. Birleşimi (11 Şubat 1998) tutanakları içerisinde bulunabilir.

Blog Arşivi