28 Ocak 1997 Salı

Genel kurul çalışmaları

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 2. Yasama yılı 51. Birleşimi (28 Ocak 1997)

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Genel Kurulda, arkadaşlarımızın elbette görüşlerine saygı duyuyoruz, alınan sonuçları da hiçbir zaman -bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da- tartışma konusu yapmadık. Biraz önce konuşan değerli bir sözcü arkadaşımız, özellikle değerlendirmeleri yaparken, Genel Kurulun iradesine ambargo koymak gibi bir yaklaşımdan söz ettiler. Bunu ifade eden sayın sözcünün, neyi, nasıl, hangi kasıtla söylediğini anlamak, âdeta mümkün bile değil. Şimdi, düşünebiliyor musunuz, Genel Kurula bir konu getiriliyor, ister Danışma Kurulu önerisi olarak gelsin isterse bir grubun veyahut da grupların önerisi olarak gelsin, Genel Kurulda bu konu okunuyor, gerekirse konuşulup tartışılıyor, daha sonra oylanıyor. Peki, siz, bu oylama yapılmadan öncesine nasıl ambargo diyebilirsiniz?! Bu, herşeyden önce, şık olmayan bir tavırdır. Genel Kurula yakışan şey, buradaki kararına saygı göstermektir; hem grup sözcülerinin bu karara saygı göstermesi hem milletvekillerinin saygı göstermesi gerekir. Saygı duyulacak kararın da Genel Kurulun vermiş olduğu karar olduğunun altını çizmek istiyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, sonra, bir grubun çalışma temposuna Genel Kurulun uyması veyahut da uymaması yaklaşımına gelince; elbette, İktidar gruplarından biri olarak biz, Meclis daha çok çalışsın isteyeceğiz, buna ilave olarak, Hükümetin önceliklerinin, bu Genel Kurulda öncelikle görüşülmesi için, İçtüzük gereği, Danışma Kurulu önerisi olarak veyahut da grup önerisi olarak ne yapacağız; mutlaka Genel Kurula getireceğiz. Zaten, bu, İçtüzükte var olan bir kurum, alınması gerekli olan bir karardır.

Değerli arkadaşlar, şimdi, biz, grup önerisi olarak neyi getirdik? Dikkat buyurun; hepinizin elinde var olan ve basım tekniği de Meclis Başkanlığı tarafından tespit edilen bir usule göre gündemler basılıyor ve Genel Kurulda milletvekillerine dağıtılıyor.

Şimdi, Genel Kurulda, salı günleri denetim konusuna ayrıldığı için, gündemde, israf olmasın diye, sadece, denetimle ilgili konular basılıyor. Dolayısıyla, kanunlar ve sözlü sorular, bugün dağıtılan Genel Kurul gündeminde yer alamıyor. Bu nedenle, siz, bunu bahane ederek “gündemde basılıp yerini almamış bir konu dahi buraya getirilip teklif ediliyor” diyemezsiniz. Bu bir suiistimaldir, bu bir takdim yanlışlığını ihtiva etmektedir; daha başka şekilde ifade etmek istemiyorum.

Dolayısıyla, basılmış, gündemin son sırasında yer almış, yurtdışı emekliliğiyle ilgili olarak gündemde var olan bir konunun, elbette, sıralamada yerini alması kadar tabiî olan başka bir şey söz konusu değildir. Anayasanın 62 nci maddesine göre, Türkiye'yle bağlarının devam etmesi amir hükmüne istinaden, yurtdışındaki vatandaşlarımızın Türkiye'den de emekli olma taleplerine Hükümetimiz ilgi ve alaka göstermiş, bu konuyla ilgili bir tasarı hazırlamıştır. Biz de, bunun görüşülmesini, bu Genel Kuruldan, sıralamada öncelik olarak arz ettik; görüşülmesini gündeme getirmiş olduk.

Sonra, büyükşehirlerle ilgili, bütün grupların -ki, bir iki grubun bu konuda farklı düşünceleri söz konusu- ilave olarak mutabakat sağladığı bir metin üzerinde, vatandaşlarımızın büyükşehirlerle ilgili sıkıntılarını halletmek istiyoruz. Bir büyükşehirde, büyükşehir anakent belediyesiyle ilçe belediyeleri arasında birtakım sıkıntılar oluyor; zamanlaması gecikebiliyor; buna ilave olarak, planlama açısından vatandaşlarımız da mağdur ediliyor; bu konuları içeren bir teklif hazırlandı. Hazırlanmış olan teklifin Genel Kurulda görüşülmesi ki, bu görüşmede, İktidar gruplarının görüşlerini tenkit edebilirsiniz, katılabilirsiniz, reddedebilirsiniz; bu konuda da serbestsiniz; ama, mühim olan, asıl olan şey, bu milletin problemlerini, sıkıntılarını çözmekle mükellef olan bir Hükümet var, bu konuda öncülük yapan bir Parlamento var; bunları burada görüşmek, bu problemleri çözmek için yasalar çıkarmak kadar tabiî olan bir şey söz konusu değildir.

Sonra, zaman zaman, çıkılıyor, deniliyor ki: “Genel Kurulun, Parlamentonun itibarı konusunda bu tip uygulamalar uygun düşmüyor.” Aksine, bu Parlamento, bu memleketin problemlerini çözmek için ne kadar çok çalışırsa, gece gündüz ne kadar gayet ederse, bundan, hem milletimiz hem devletimiz hem de Parlamentomuz kıvanç duyar, memnuniyet duyar ve bundan hepimizin memnun olması lazım.

Konuşmanın tamamı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 2. Yasama yılı 51. Birleşimi (28 Ocak 1997) tutanakları içerisinde bulunabilir.

Blog Arşivi